Kokunun Gücü

Kokunun Gücü

Koku alma duyusu beynimizin motivasyon, hafıza ve yaratıcılığı etkileyen limbik sisteminde yer alıyor. Bu sebeple koku insanların psikolojik halini, iş performansını ve davranış şeklini etkiliyor.

Yapılan araştırmalarda da kokunun, zihnin duygularla ilişkili olan kısmını etkilediği, verilen kararların daha duygusal olduğu sonucuna varılıyor.

Hoş bir koku canlandırıcı, mutluluk ve özgüven gibi duygularımızı harekete geçirebiliyorken, bazı kokuların yatıştırıcı ve dinlendirici etkileri bulunuyor.

Ayrıca koku, depresyon gibi psikolojik problemleri de tedavi etme potansiyeline sahip. Kokuların olumlu etkileri çoğu zaman hayatımızı kolaylaştırıp, rahatlama sağlıyor. Bunlara örnek olarak; lavanta ve bergamot kokuları beyinde serotonin ve endorfin salgısını 8 ile 12 kat artırıp, ruhsal ve fiziksel bir gevşeme sağlayarak mutlu ve pozitif hissettiriyor.

Limon, fesleğen, okaliptüs, kişniş, laden, sandal ağacı kokuları ile kişiyi öğrenmeye hazır hâle getirerek, algının en yüksek performansına ulaştırırken, yatak odasındaki gül kokusu hafızayı güçlendirip, unutkanlığın önlemesi için de kullanılıyor.

Hoş kokuların yanında kötü kokuların da fizyolojik ve psikolojik birçok etkisi bulunuyor, güzel kokuların tersine bizi olumsuz etkileyerek kişiden veya mekândan hemen uzaklaşmamızı sağlayabiliyor. Kötü kokular bazı kişilerde mide bulantısına hatta kusmaya sebep olabiliyor. Konsantrasyonu dağıtarak odaklanmayı zorlaştırabiliyor. Peki kötü kokuların etkisini nasıl azaltabiliriz?

Burada yine koku devreye giriyor ve kötü kokulara maruz kaldığımızda yine kokuların etkisinden yararlanabiliyoruz. Esansiyel yağlar, sigara- puro dumanı, çöp kokusu vb. tüm kötü kokular dahil olmak üzere maskeleyebiliyor.